Sınav Korkusu Nedir? Sınav Kaygısı Nedir? (Çocuklarda ve Yetişkinlerde)

Sınav öncesinde gerilim ve korku hissetmek normaldir. Sınavlar, kişinin en iyi ve en yüksek performansını gösterebilmesi ve başarılı olabilmesi için, organizmasını aktive etmesi ve uyarması gereken zorlu durumlardır. Sınavda başarılı olabilmek için, heyecanlı ve gergin olmak faydalı ve gereklidir. Ancak bu durumu sınav korkusuna dönüşmesi sorun teşkil etmektedir. Sınav korkusu ise şu gibi durumlarda söz konusudur: 

  • Kişinin, korku ve/veya korku neticesinde meydana gelen davranışları nedeniyle olumsuz bir şekilde etkilendiğini hissetmesi durumunda,
  • Kişinin korkuyu aşırı yüksek hissetmesi veya beklenilenin dışında uygun olmayan davranışlar sergilemesine neden olması durumunda,
  • Sınav yaklaştığında bu korkunun hep tetikleniyor olması durumunda,
  • Sınav kavramı ve/veya bununla bağlantılı konuları (örneğin; sınava yönelik öğrenme) konuşmaktan kaçma ve kaçınmanın söz konusu olması durumunda konuşmanın aşırı korku içerisinde gerçekleştirilebilmesi durumunda,
  • Yaklaşan sınav öncesinde korku nedeniyle öğrenme yeteneğinin engellenmesi durumunda.

Sınav korkusu yaşayan kişinin öncelikli olarak sınavı başaramamaktan korkması durumu, sınav korkusu kapsamında spesifik bir fobinin mevcut olduğunu göstermektedir. Sınav korkusunun söz konusu olabilmesi için, yukarıda belirtilen tüm kriterlerin mutlaka sağlanması gerekmektedir.

Kişilerin öncelikli olarak olası bir aşağılanma veya utanılacak duruma düşme riskinden ve bir başka kişi tarafından olumsuz bir şekilde değerlendirilmekten korkuyor olması durumunda ise "Sosyal Korku (Anksiyete) Bozukluğu" (Sosyal Fobi) söz konusudur.

Sınav Korkusu, Nereden Kaynaklanıyor?

Diğer tüm korku tepkilerinde olduğu gibi, sınav korkusu (sınav kaygısı) da bazı fiziksel ve bedensel değişimlere neden olmaktadır. Korku durumunda (ölümcül tehlike), vücut gereken tepkiyi göstermek için kendini hazırlar; Savaşmak veya kaçmak. Bu durumda vücut, iskelete bağlı kaslardaki kan dolaşımının iyileştirilmesi, sindirim işlemlerinin durdurulması, kalp atışlarının hızlandırılması, daha derin veya daha hızlı nefes alarak daha fazla oksijen sağlanması ve vücudu soğutmak için (ve benzer şekilde, vücudu daha “kaygan” hale getirmek ve yakalanabilmesini daha zorlaştırmak için) terlemenin arttırılması gibi yöntemlere başvurur.

Bu tip bedensel tepkiler, otonom sinir sistemi tarafından direkt olarak kontrol edilirler ve bireyin bu tepkiler üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Vücut, korku içerisindeki kişinin hayatının tehlike altında olduğunu veya sadece bir sınavda mı olduğunu ayırt edemediği için bedensel tepkiler hep aynı şekilde gerçekleşmektedirler.

Algı düzeyinde, genel olarak bu korkuyu daha da güçlendiren veya ortaya çıkmalarını sağlayan düşünceler vardır. (Örneğin: "Bu sınavı kesinlikle başaramayacağım" veya "Kalp atışlarım çok hızlı, bu büyük korkuyla soruları cevaplayabilecek miyim?"). Bu düşünceler, zihnimizden genellikle yıldırım hızında geçerler ve beyin tarafından kontrol edilmeden gerçek olarak algılanırlar. Psikoterapistler bu tip düşünceleri "otomatik düşünceler" olarak adlandırırlar. Bu otomatik düşüncelerde genellikle mantık hataları bulunur. (Örneğin; Sınavda başarısız olma ihtimalinin gereğinden fazla yükseltilmesi gibi).

Sınav korkusu aynı zamanda davranışları da etkiler. Düşünce ve dikkatin belirli bir bölümünün bu korkuya yöneltilmesi nedeniyle, konsantrasyon azalır. Böyle bir durumda kişi, ne söyleyeceğini bilemeyebilir, kekeleyebilir veya göz teması kurmaktan kaçabilir. Ancak, kaçma ve kaçınma davranışları çok daha büyük bir probleme neden olur. Korku nedeniyle, sınavda zaman kontrolünü sağlayamaz, sınav kaydını yaptırmaz veya sınavdan kaçar, hatta bazı durumlarda sınav stresini yaşamamak için mesleki eğitim veya üniversite eğitiminden vazgeçer. Bu durum da, kişinin yaşam kalitesinde önemli kısıtlamalara neden olur.

Sınav korkusuna yönelik BDT (Bilişsel Davraışçı Terapi) Psikoterapi yönteminde özellikle aşağıda belirtilen iki farklı hususun ele alınması gerekmektedir;

Düşünceler: Düşünceler gözlemlenir, otomatik ve korkuya neden olan düşünceler olarak tanımlanır ve ardından sorgulama yapılmaya başlar. "Bu düşünceler gerçekten mantıklı mı?, Durumun farklı bir sonucu olabilir mi?, "Benim yerimde olan bir arkadaşıma ne söylerdim?" gibi sorgulamalar yapılmaya başlanır. Burada amaç, gerçekçi ve faydalı düşüncelerin geliştirilmesi ve bu geliştirilen düşüncelerin, korkuya neden olan düşüncelerin yerini almasıdır (Örneğin; "Bana bir soru yöneltildiğinde, soruyu cevaplamadan önce düşünmek için kendime biraz zaman ayırabilirim" veya "Soruların hepsinin cevabını bilmesem bile, yine de iyi bir not alarak sınavda başarılı olabilirim" gibi düşüncelerin korkunun yerini alması gibi).

Davranışlar: Korkuya neden olan durum tekrardan yaratılarak, kaçma ve kaçınma davranışları azaltılarak yok edilmeye çalışılır. Bu, öncelikli olarak yeni davranış modellerinin (örneğin; göz temasının korunması, soru sorma gibi) tecrübe edildiği alıştırmaların yardımıyla (örneğin; sınav simülasyonu gibi ) gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca kişi korkuyla baş etmenin yeni bir yolunu öğrenir. Böylelikle sınav sürecindeki korku, bu korkuya karşı direkt olarak herhangi bir şey yapılmasına gerek olmadan çoğunlukla azalarak kaybolur. Mevcut gerginlik ve korku, aynı zamanda sınavda iyi bir performans gösterme bakımından faydalı olabilmektedir.

İzmir'de Psikosentez Danışmanlık ve Eğitim Merkezi'mizde Uzman Psikoterapistler ile Sınav Korku ve Sınav Kaygınızın rahatça üstesinden gelebilirsiniz.

Abdullah ÖZER

Sosyal Hizmet Uzmanı, Aile Danışmanı, Psikoterapist
"European Psychotherapy Training Institute" Başkanı

Ebru ÖZTÜRK

Uzman Psikolog, Klinik Felsefeci, Psikoterapist, Aile Danışmanı, Felsefe Terapisi Eğitmeni, Psikoterapi Eğitmeni

KAPAT
ÖN KAYIT FORMU
Formu doldurun en kısa süre içerisinde biz sizi arayalım