Kurumumuzda aşk acıları yaşayan bireylere özel bireysel danışmanlık hizmetleri de sağlanmaktadır.

Bir ayrılık veya boşanma döneminin ortasındaysanız veya umutsuz bir aşka kapıldıysanız ve geleceğinize ilişkin artık hiçbir şey düşünemiyorsanız danışmanlık hizmetlerimiz sizin için en doğru adrestir.

Aşk, insanlıkla aynı yaştadır. Aşk hikâyelerinde insanlar, en uç sınırlarına ulaşırlar: İnsanlar, aşkla göklere yükselir veya yerin dibine girer, tüm beklentilerini bulurlar veya her şeylerini kaybederler.

Aşk acısı, hasret, üzüntü ve ümitsizlik denizidir.

Aşk acısı, günlük yaşantımızda karşılık bulamamış veya kaybedilmiş bir aşkı tanımlamak için kullanılmaktadır. Halk arasında buna “kalbi kırık olma durumu” da denmektedir. Her ne kadar burada sözü edilen genel olarak psikolojik bir durum olsa da aynı zamanda aşk acısı, kalp adalesi kasılmalarına,  fonksiyon bozulmalarına neden olarak yaşamı tehlikeye atan ve “kırık kalp sendromu” olarak anılan çeşitli bedensel semptomların da baş göstermesine neden olabilmektedir.

Hemen hemen her birey, hayatta en az bir veya birkaç kez aşk acısı çekmiştir. Bu, aslında tehlikesiz ve sık karşılaşılan bir durumdur.  Ancak bireylere bağlı olarak bazen bu durum ağır bedensel veya psikolojik rahatsızlıklara, intihar teşebbüslerine hatta ölümle sonuçlanabilen olumsuzluklara yol açabilmektedir.

Nedenler ve sonuçları

Aşk acısı, genel olarak duygusal bir bağla bağlı olunan bir insandan ayrılma veya o insanın kaybedilmesi nedeniyle hissedilen güçlü özlem duygusudur. Aşk acısının diğer bir şekli ise, mevcut bir partneri olmasına rağmen, bir başka kadına veya erkeğe karşı duyulan hasretten veya kıskançlıktan kaynaklanır. İlgili insanların aralarında her hangi bir birlikteliğin söz konusu olmamasına rağmen, taraflardan en az birinin diğeriyle birlikte olmayı çok istediği durumlar da aşk acısına neden olabilmektedir. Buna örnek olarak, seven fakat utangaç olan birinin, sevdiği kişiyle bu durumu anlatamaması gösterilebilir. Bu tip bir durumun neden olduğu acı, düzeltilmesi için terapi uygulanmasını gerektiren  “karşılıksız aşk” gibi psikolojik rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Bununla birlikte, aşk acısı ayrıca ve yine benzer şekilde bir çocuğun anne babasına veya kardeşlerine karşı hissetmeyi arzuladığı fakat bir karşılık bulamadığı sevgi için de geçerlidir.

Aşk acısı, genellikle insanların mantıklı hareket etmelerinin önüne geçerek, bireylerin akıl ve mantığa sığmayan taşkınlıklar yapmalarına hatta şiddete varan olumsuz davranışlar sergilemelerine neden olabilmektedir. Karşılık bulmadan hissedilen aşk acısının büyüklüğü, bizzat aşkın kendisinde de olduğu gibi ne yaşa ne eğitime ne sosyal konuma ne de zenginlik düzeyine bağlıdır.

Determinizm – Sebep ve sonuç ilişkisi:

Aşk acısı, genel olarak duygusal bir bağla bağlı olunan bir insandan ayrılma veya o insanın kaybedilmesi nedeniyle hissedilen güçlü özlem duygusudur. Aşk acısının diğer bir şekli ise, mevcut bir partneri olmasına rağmen, bir başka kadına veya erkeğe karşı duyulan hasretten veya kıskançlıktan kaynaklanır. İlgili insanların aralarında her hangi bir birlikteliğin söz konusu olmamasına rağmen, taraflardan en az birinin diğeriyle birlikte olmayı çok istediği durumlar da aşk acısına neden olabilmektedir. Buna örnek olarak, seven fakat utangaç olan birinin, sevdiği kişiyle bu durumu anlatamaması gösterilebilir. Bu tip bir durumun neden olduğu acı, düzeltilmesi için terapi uygulanmasını gerektiren  “karşılıksız aşk” gibi psikolojik rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Bununla birlikte, aşk acısı ayrıca ve yine benzer şekilde bir çocuğun anne babasına veya kardeşlerine karşı hissetmeyi arzuladığı fakat bir karşılık bulamadığı sevgi için de geçerlidir.

Aşk acısı, genellikle insanların mantıklı hareket etmelerinin önüne geçerek, bireylerin akıl ve mantığa sığmayan taşkınlıklar yapmalarına hatta şiddete varan olumsuz davranışlar sergilemelerine neden olabilmektedir. Karşılık bulmadan hissedilen aşk acısının büyüklüğü, bizzat aşkın kendisinde de olduğu gibi ne yaşa ne eğitime ne sosyal konuma ne de zenginlik düzeyine bağlıdır.

Birlikte yaşanan bireylerin veya öncesinden bu yanan karşılık bulmadan özlem duyulan bireylerin kaybedilmesinden kaybedilmesi üzerine insanların gösterdikleri tepkiler,  birbirlerinden çok büyük farklılıklar gösterebilmekte ve bu etkiler, kimi bireylerde hafif ve nispeten kısa sürerken kimi bireylerde ise çok uzun sürebilmekte ve çok ağır ümitsizlik durumlarına yol açabilmektedir.

Bu gibi durumlarda, aşağıda belirtilen belirtiler ortaya çıkabilmektedir;

  • Psikosomatik rahatsızlıklar (örneğin baş ve karın ağrıları, iç huzursuzluğu, kan dolaşım sistemi problemleri, konsantrasyon problemleri, uykusuzluk)
  • Günlük hayatta problemlerin yaşanması
  • Sosyal yaşamdan tamamen izole olmaya yol açabilecek kadar diğer insanlarla sosyal temas içerisinde olmaya karşı hissedilen ilginin azalması
  • Yaşama sevincinde azalma, isteksizlik, hareketsizlik, yaşam amaçlarının kaybedilmesi
  • Mevcut olan diğer arkadaşlıklarda problemlerin yaşanması (yalan söyleme, ayrılık kaygıları, konuları örtbas etme taktikleri)
  • İştah kaybı veya aşırı yeme tutkusu gibi yeme-içme alışkanlıklarının bozulması
  • Gelecek korkularının yaşanması ve karamsar düşüncelere kapılma
  • Sosyal davranışların bozulması (agresif veya olumsuz bir davranış tarzı sergileme gibi)
  • Depresyonlar
  • Nevrozlar
  • Alkol ve nikotin gibi uyuşturucu madde kullanımının arttırılması veya bu kullanımların artması sonucunda bir bağımlıya dönüşme
  • İntihara yönelik düşünceler veya davranışlar

Ayrılık sonrasında acı çeken taraf, genellikle Borderline Kişilik Bozukluğu benzer yapıda semptomlar gösterebilr. Bunlar;

  • Dürtüsel duygu durumu değişimleri ile ayrılan eş veya partnere karşı sevgi ve nefret arasında sürekli değişkenlik gösteren tepkiler yansıtma
  • Büyük bir boşlukta oldukları hissini duyma ve kendini tamamen çaresiz hissetme
  • Duygusal taşkınlıklar yaşama
  • Suçluluk hissetme ile mağdur edilme arasında sürekli değişen bir tavır sergilemedir.

 Yoğun ve Travmatik ilişkilerin sonunda aşk acıların ortaya çıkması çok olağan bir durumdur. Burada birçok psişik etken söz konusudur. Kişilik yapılandırmaları, kendilik algıları ve kendilik tasarımları önem taşımaktadır. Bireylerin ruhsal süreçleri incelenmeli ve duymuş oldukları aşk nesneye olan bağlılıkları anlamlandırılmalıdır. Burada izlenecek yol haritası:

Yoğun bir şekilde – ve sürekli – yaşanan aşk acıların nedenini anlayabilmek için, Psikoterapi ya da Danışmanlık hizmeti alınmalıdır. Hep aynı döngü içerisinde yaşayıp, sürekli aynı türde “yanlış” ilişkiler yaşayıp acı çekmektense, neden sonuç ilişkisine dayalı, YENİ döngüsel haritalar ortaya çıkarılmalıdır.

Abdullah ÖZER

Sosyal Hizmet Uzmanı, Klinik Psikoloji Uzmanı, Aile Danışmanı

Ebru ÖZER

Uzman Psikolog, Klinik Felsefeci, Aile Danışmanı

KAPAT
ÖN KAYIT FORMU
Formu doldurun en kısa süre içerisinde biz sizi arayalım