Ericksonian Hipnoz ve Ego-State Terapisi
Klinik Bilim ve Uygulama
Bazı kitaplar yalnızca bilgi aktarmak için yazılır.
Bazıları ise yıllar süren bir klinik yolculuğun, binlerce saatlik terapi deneyiminin ve mesleki tutkunun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar.
"Ericksonian Hipnoz ve Ego-State Terapisi – Klinik Bilim ve Uygulama", benim için tam olarak böyle bir eser.
Bu kitap yalnızca ilk kitabım değil; aynı zamanda meslek hayatımın ilk büyük emeği, ilk göz ağrım ve yıllardır üzerinde çalıştığım klinik birikimin somutlaşmış hâlidir.
Bu nedenle benim için sıradan bir yayın değil; uzun yılların araştırmasının, eğitiminin, klinik uygulamalarının ve akademik çalışmalarının bir ürünüdür.
İlk kitabımın Nobel Akademik Yayıncılık gibi Türkiye'nin en köklü ve en saygın akademik yayınevlerinden biri tarafından yayımlanmış olması ise benim için ayrı bir mutluluk ve gurur kaynağıdır.
Türkiye'de Bir İlk
Bu kitabın benim için en önemli yönlerinden biri de yalnızca kapsamı değil, aynı zamanda alanında taşıdığı öncü niteliğidir.
Türkiye yayıncılığında ilk kez;
-
Ericksonian Hipnoz üzerine kapsamlı klinik ve akademik düzeyde hazırlanmış,
-
Ego-State Terapisini bütün yönleriyle ele alan,
-
ve en önemlisi Ericksonian Hipnoz ile Ego-State Terapisini aynı klinik yaklaşım içinde sistematik olarak bir araya getiren ilk kapsamlı Türkçe eser olma özelliğini taşımaktadır.
Bugün dünyada birçok terapist bu iki yaklaşımı birlikte kullanmaktadır.
Ancak Türkçe literatürde bu iki güçlü ekolü bilimsel temelleriyle açıklayan, klinik örneklerle destekleyen ve uygulamaya dönüştüren kapsamlı bir kaynak uzun yıllar boyunca bulunmamaktaydı.
Bu kitap tam da bu ihtiyaca cevap verebilmek amacıyla yazıldı.
Bilim ile Klinik Deneyimin Buluştuğu Nokta
Kitabı hazırlarken tek amacım teorik bilgiler sıralamak değildi.
Benim için önemli olan; okurun kitabı kapattığında yalnızca yeni bilgiler edinmesi değil, aynı zamanda terapötik düşünme biçimini de geliştirmesiydi.
Bu nedenle kitapta;
-
Ericksonian Hipnozun temel felsefesi,
-
Milton H. Erickson'un terapi anlayışı,
-
bilinçdışı iletişim,
-
terapötik dil kullanımı,
-
metaforlar,
-
dolaylı telkinler,
-
trans fenomenleri,
-
kaynak aktivasyonu,
-
psikodinamik bakış açısı,
-
ego-state kuramı,
-
parça çalışmaları,
-
klinik formülasyon,
-
vaka analizleri,
-
uygulama örnekleri,
-
terapötik stratejiler
bir bütün olarak ele alınmaktadır.
Kitabın en önemli özelliklerinden biri, yalnızca "ne" yapılacağını anlatmakla kalmayıp, "neden" ve "nasıl" yapılacağını da ayrıntılı biçimde açıklamasıdır.
Sadece Hipnoz Değil, Bir Terapi Yaklaşımı
Bugün hala birçok kişi hipnozu yalnızca telkin vermekten ibaret sanıyor. Oysa modern Ericksonian Hipnoz bundan çok daha fazlasıdır. Bu yaklaşım;kişinin kaynaklarını ortaya çıkaran, dirençle savaşmak yerine onu terapiye dahil eden, bilinçdışını terapötik sürecin doğal bir parçası hâline getiren, insanı problem üzerinden değil, potansiyeli üzerinden değerlendiren çağdaş bir psikoterapi anlayışıdır. Ben de bu kitap boyunca tam olarak bu bakış açısını aktarmaya çalıştım.
Ego-State Terapisi ile Derinleşen Klinik Çalışma
Kitabın ikinci temel ayağını ise Ego-State Terapisi oluşturmaktadır.
Travma terapisinden kaygı bozukluklarına, performans problemlerinden depresyona, çocukluk yaşantılarından kişilik yapılanmalarına kadar pek çok klinik durumda kullanılan Ego-State yaklaşımını yalnızca teorik olarak değil, uygulama basamaklarıyla birlikte ayrıntılı şekilde ele aldım. Çünkü bana göre terapistin yalnızca tekniği öğrenmesi yeterli değildir Tekniğin arkasındaki düşünme biçimini de geliştirmesi gerekir.
Kimler İçin Yazıldı?
Bu kitap;
-
Psikologlar
-
Klinik Psikologlar
-
Psikolojik Danışmanlar
-
Psikiyatristler
-
Psikoterapistler
-
Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar
-
Hipnoz eğitimi alan profesyoneller
-
Ego-State Terapisi ile ilgilenen terapistler
-
Lisansüstü öğrencileri
-
Akademisyenler
için kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak hazırlanmıştır.
Benim İçin Ne İfade Ediyor?
Yıllar boyunca farklı ülkelerde aldığım eğitimlerin, klinikte edindiğim deneyimlerin ve insan ruhunu anlama çabamın ilk büyük ürünüdür. Her satırında uzun yıllar süren araştırmaların, eğitimlerin, süpervizyonların ve terapi odasında geçen sayısız saatin izleri bulunmaktadır. Bu nedenle bu eser benim için yalnızca yayımlanmış bir kitap değildir.
Bugün hala yeni kitaplar yazıyor olmama rağmen, bu kitabın bende bıraktığı yer her zaman çok özel kalacaktır.
